Kültürel Mirasın İzinde Kurulan Dostluk Köprüleri
Kardeş şehir ilişkileri, yalnızca belediyeler arasında imzalanan protokollerden ibaret değildir. Asıl değerini, toplumların birbirini tanıdığı, ortak geçmişleri ve kültürel zenginlikleri paylaştığı buluşmalarda kazanır. Geçtiğimiz günlerde Subaşı Sözlü Tarih Çalışma Grubu olarak ağırladığımız Rotenburg heyetinin ziyareti de bu anlamda son derece kıymetli bir buluşmaya dönüştü.
Yıllardır Yalova ile Rotenburg arasında sürdürülen kardeş şehir ilişkileri, bu ziyaretle birlikte yerel kültürün, tarih bilincinin ve toplumsal hafızanın paylaşılmasına vesile oldu. Göç Evi’nde gerçekleştirdiğimiz sunumda, yalnızca bir köyün hikâyesini anlatmadık; aynı zamanda göçle şekillenen bir yaşam mücadelesini, dayanışmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirası misafirlerimizle paylaştık.
Subaşı’nın kuruluş süreci, göç öncesi ve sonrası yaşanan değişimler, aile yapıları, lakap kültürü, tarımsal üretim, eğitim çalışmaları ve köy yaşamındaki dönüşüm fotoğraflar eşliğinde anlatılırken, geçmişin izleri yeniden canlandı. Özellikle sözlü tarih çalışmalarımız kapsamında yıllardır topladığımız bilgi ve belgelerin uluslararası bir heyetin ilgisini çekmesi, yürüttüğümüz çalışmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kültür sadece geçmişi anlatmak değildir; onu yaşatabilmektir. Bu nedenle el sanatlarımızı, dokuma örneklerimizi, geleneksel motiflerimizi, yemek kültürümüzü ve günlük yaşamda kullanılan kıyafetleri de misafirlerimizle paylaştık. Gelinlik kültüründeki değişimden Hıdırellez geleneklerine kadar birçok unsur, kültürel kimliğimizin yaşayan parçaları olarak büyük ilgi gördü.
Göç Evi’nin kuruluş hikâyesi ve bugün üstlendiği sosyal-kültürel misyon da heyetin dikkatini çeken başlıklardan biri oldu. Özellikle geleneksel değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki çalışmalarımızın, yalnızca Subaşı için değil, bölgesel kültürel turizm açısından da önemli bir örnek oluşturduğu ifade edildi.
Ziyaretin en değerli yanlarından biri ise samimi sohbetlerdi. Köy kahvesinde gerçekleştirilen görüşmelerde tarımın bugünkü sorunları, meyvecilik sektörü, artan üretim maliyetleri, su kaynaklarının durumu ve sanayileşmenin etkileri üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Böylece kültürel paylaşımın yanı sıra ortak sorunlar ve çözüm arayışları da gündeme taşınmış oldu.
Bu ziyaret bize bir kez daha gösterdi ki; kültürel mirasın korunması yalnızca geçmişe sahip çıkmak değildir. Aynı zamanda farklı toplumlar arasında anlayış, dostluk ve iş birliği köprüleri kurmaktır. Subaşı’nda kurulan bu gönül köprüsünün, Rotenburg ile olan dostluğumuzu daha da güçlendireceğine inanıyorum.
Bu vesileyle ziyaretleriyle bizleri onurlandıran Rotenburg Belediyesi yöneticilerine, kardeş şehir derneği üyelerine ve programa katkı sağlayan herkese teşekkür ediyor; kültürün birleştirici gücünün yeni projelerde ve yeni buluşmalarda yaşamaya devam etmesini diliyorum.